Cemal Babaoğlu

Cemal Babaoğlu

Cemal Babaoğlu

28 Şubat kararları 

28 Şubat 2021 - 23:45

     28 Şubat kararları 

 28 Şubat 1997’de, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplanarak ülkenin son gelişmeleri ele alınır. Toplantı tarihin en uzun toplantısı olarak tarihe geçer. Toplantıda irticaya karşı alınması gereken önlemler, madde madde sıralanarak hükümete iletilmek üzere Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e teslim edilir.

 “Post Modern Darbe” diye de anılan bir müdahale olur. Eski, bilinen müdahale tarzı değilde yapılması istenenler sıralanarak bunu hükümet üyelerinin imzalayarak uygulamaları istenmiş. Demirel'de her zamanki gibi verilen emri yerine getirmek için askerlerin verdiği mektubu, Başbakan Erbakan'a teslim etmiştir. Erbakan, mektubu okuyunca MGK Bildirisini çok sert bularak, “biraz yumuşatılırsa imzalarım” diyerek 20 maddelik metne imza atmamıştı. Uygulamasını istedikleri MGK Bildirisinin ilk 10 maddesi şöyle:
 

  1. Laiklik yasasının uygulanması…
  2. Tarikatlara bağlı okulların denetlenmesi veya Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmesi.
  3. 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi
  4. Kur'an kursları denetlenmeli
  5. Tevhidi Tedrisat uygulanmalı
  6. Tarikatlar kapatılmalı
  7. Orduyu din düşmanı gibi gösteren Medya kontrol altına alınmalı
  8. Kıyafet Kanunu'na riayet edilmeli
  9. Kurban derileri Derneklere verilmemeli
  10. İmam Hatip okulları mesleki statüye getirilmeli

13 Mart'ta Başbakan Necmettin Erbakan'ın Milli Güvenlik Kurulu kararını imzaladı, şeklinde çıkan haberler olduysa da bu teyit edilmedi. 18 Haziran 1997 tarihinde Başbakan Necmettin Erbakan görevinden istifa ettiğini açıkladı.

19 Haziran'da Cumhurbaşkanı Demirel hükümeti kurmakla görevlendirilmek için ikinci parti olan Doğru Yol Partisi lideri Tansu Çiller’e görevi vereceği bekleniyordu. Ama Tansu Çiller ve ekibinin devleti çeteci anlayışla yönettiği açığa çıktığı için ülkenin tekrardan kayıplar ülkesi olarak anılmaması için bu görev verilmedi. Onun yerine mecliste 3. grup olan Anavatan Partisine görevi verdi. Tabii gerçek anlamda neden böyle yaptığını bilmiyoruz. Demirel'in de siyasi hayatı temiz olmayıp, kirli işlere imza attığını biliyoruz. Kendi içlerindeki iktidar savaşı nedeniyle Çiller’e bu görevi vermeyerek ilk kez doğru bir iş yaptığını düşünüyorum. Çiller, ileriki yıllarda bu görev verilme işinde mağdur olduğundan bahseder. Binlerce cinayetin sanığı Tansu Çiller, “Mağdur” olmaktan bahsetmesine ne demeli? Bilmiyorum ama insanda ahlak olmayınca, her fırsatı lehine çevirir.


 Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hükümeti kurmak için Anavatan Partisi genel başkanı Mesut Yılmaz'ı görevlendirme neticesinde, 30 Haziran'da Anayol-D hükümeti kurulur. 


 22 Mayıs 1997'de, Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş Refah Partisi’nin kapatılması için Anayasa mahkemesine başvurur. 16 Ocak 1998'de, Refah Partisi, “laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı eylemlerin odağı” olduğu iddiası ile kapatılır. 1 Nisan 1998'de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Siirt'te okuduğu bir şiir için 10 ay hapis cezası alır.


 Kapatılan Refah Partisi yerine Fazilet Partisi kurularak, 1998 genel seçimlerinde 111 milletvekili çıkarmıştı (bu gelişme parti kapatmaları çözüm olarak görenlere kapak olsun) Milletvekili arasında olan Merve Kavakçı'nın başörtülü olması neticesinde diğer Partililerin de hışmına uğrar. Ecevit de çok sert tepki göstererek, “Burası devlete meydan okuma yeri değildir. Bu kadına haddini bildirin” sözleri hafızalarda duruyor.


Yeni Şafak Gazetesi, 28 Şubat yıldönümünün birinde şöyle yazmıştı, “Sivas Cumhuriyet Üniversitesi başörtülü hemşirelik bölüm birincisi törene alınmaması da o yıllarda yapılan zulmün sembolü oldu” diye değerlendiriyordu! Üniversitelerde başörtülülerin alınmaması genelgeleri yayınlandı. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü okullarda ikna odalarına alıyorlardı. 11 Ekim 1998 yılında, başörtüsü yasağına karşı el ele tutuşarak, insan zinciri oluşturuldu. Özellikle Sol- Sosyalist ve Demokrat grupların da yoğun desteğini alan ortak eylem yaparak, dünya görüşleri farklı da olsa inancı gereği takılan başörtünün bir insan hakkı ihlali olduğunu gerçeğiyle, Sol, Sosyalist kesimde destek vermişti. Bu çok ses getiren eylem hükümet nezdinde karşılık bulmuş ve bu kitlesel eylemden sonra, yavaş yavaş baskılar azalıyordu. Bu uygulama aynı zamanda AK Parti'nin iktidar yürüyüşündeki taşları da düzüyordu.


2012 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisi darbecileri araştırma Komisyonu kurularak, 28 Şubat olmak üzere tüm darbeler araştırılacaktı. Ancak, komisyon özellikle intikamcılıkla hareket ederek, sadece 28 Şubat bildirisine onay verip uygulayan Kuvvet Komutanların yargılanmasını ve 28 Şubat'ta etkin rol oynayanların tutuklu yargılanmalarını sağlarlar. Bu süreçte binlerce faili belli cinayetlerin baş sorumlusu olan Tansu Çiller “mağdur” olarak ifade vermişti!


 Askerler, 28 Şubat sürecine “demokrasiye balans ayarı” verdiklerini söylüyorlardı. Keşke bu söylediklerinde mahcup olsalardı. 28 Şubatçıların dayattığı, uygulamasını istediği bu 10 maddenin ülke için nasıl gerekli olduğunu bugün net bir şekilde açığa çıkıyordu. 28 Şubat müdahalesi ile ortaya çıkan bir mağduriyet atmosferinde iktidara gelen AKP, uygulamaları ile bu darbecilere demokrasi,  Hukuk dersi vermesi gerekirken, bu darbecilere adeta rahmet okuttu. O darbe döneminde, protesto eylemleri vardı. Basın vardı ve özgürce yazıyordu. Şimdi öylemi? Muhalif olan herkes yargı kıskacında. Muhalif olan herkes vatan hainliği ile suçlanıyor. Şimdi en büyük tehlike özgür tartışma ortamının olmaması neticesinde, soran sorgulayan değil, biat edenlerin revaçta olduğu bir dönemi yaşıyoruz ki bu da ülke için en büyük felakettir.


Devlet idaresini 19 yıldır ele alıp, ülkeyi yöneten AKP iktidarının kendisi ile yüzleşmesi, yaptıklarının muhasebesini yapmalarıdır. Sürekli izlenen gerilim politikalarının sürdürülebilir yanı yoktur. Tüm sorunları yetki çerçevesinde değil, hukuk çerçevesinde ele alınırsa çok sorunları aşabileceğimizi hep birlikte göreceğiz. Demokrasinin ve Hukukun egemen olduğu bir ülke dileğiyle…
                              
Cemal Babaoğlu
28 Şubat 2021


Not: yayın aşamasında olan, “Ötekilerin Öyküsü” adlı kitaptan alınmıştır.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
google.com, pub-4228995289596695, DIRECT, f08c47fec0942fa0