Dr. Adnan Güllüoğlu

Dr. Adnan Güllüoğlu

Dr. Adnan GÜLLÜOĞLU

YAPTIĞINDAN UTANMAK ERDEMDİR. AMA UTANÇ BİR DEĞİL

06 Eylül 2020 - 20:07

YAPTIĞINDAN UTANMAK ERDEMDİR. AMA UTANÇ BİR DEĞİL

Tarihe düşen utanç sayfalarını tek tek ele alırsak eksik değerlendirmiş oluruz. Çünkü bu ülkede utançla anılan bu sayfaları iktidar olanlar "tekçi" anlayışlarını sürece göre sıraladığı ve sistemli bir şekilde, bu günde devam eden uygulamalar olduğunu gözden kaçırmış oluruz.

Tarih 8.Şubat.1923,Atatürk Balıkesir'de yaptığı bir konuşmada "Kaç milyonerimiz var?
Hiç. Binanaley biraz şansı olanlara da düşman olacak değiliz.Bilakis memleketimizde bir çok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız." diyor.

Amaç devlet destekli milli burjuvaziyi yaratmak.

Yıl 1942, tek parti dönemi. Dünya 2.paylaşım savaşında. İşlenen savaş suçları ve etnik kıyımlar devam ediyor.

Kimsenin bir diğerine suçlama yapamadığı bir dönem.

Türkiye gözlerden ırak olduğu bir dönemde adına varlık vergisi diyerek azınlık konumuna düşmüş gayrı Müslimleri altından diğer vatandaşlara göre kat be kat fazla olan, altından kalkamayacakları vergiye bağlıyor.
"Ya ödersin, yâda yol inşaatında çalışırsın" diyerek itiraz hakkının dahi olmadığı bir vergiye bağlıyor. Savaş nedeni ile iç piyasada nakit sıkıntısı var.

Bu sıkıntı nedeni ile karar verilen vergiyi ödemek için "kefere" denen gayrimüslimler ellerinde ne varsa bina, fabrika, tarla gibi taşınmaz mallarını değerinden çok düşük fiyatlarla satmak zorunda bırakılıyor.
 
Amaç eksik olan Milli Burjuvaziyi yaratmak.
 
Bu gün bu hukuk dışı vergiden herkes utandığını, yasal olmadığından söz ediyor. Utanmak yetti mi? Hayır yetmedi.

Çok partili sisteme geçişle birlikte aynı sözleri bu sefer Başbakan Adnan Menderes "Her mahallede bir milyoner yaratacağız. "diyerek tekrarlıyor.

Demokrat Parti her mahallede bırakın milyoner yaratmayı ekonomik sorunlara da çözüm üretemiyor. Kıbrıs sorunu da gündem de. Dikkatleri tıkanan ekonomik sorunlardan halkı uzaklaştırmak için iktidara beklenen fırsatı buluyor.

Tarih 6-7. Eylül. 1955."Uyan ey ehli", "Atanın evi bombalındı" diye manşetten verilen uyduruk bir haberle gazeteler çıkarıldı. Rumlar hedefe konuldu, Ermeni ve Yahudilerde dahil edildi.
 
Taşıma güçlerle utanılacak insanlık dışı kıyım başlatıldı.
 
"Kılıç artığı" denen azınlıkların evleri, iş yerleri ve ibadethaneleri yağmalandı, mezarlıkları tahrip edildi.
İstiklal Caddesi'ndeki yağmayı gören Celal Bayar İç İşleri Bakanı Namık Gedik'e "Galiba dozu kaçırdık" diyor.
Yine 6-7 Eylül'de yaşananlar için MGK Kurulu Sekreteri (1988-1990) olan Sabri Yirmibeşoğlu bir röportajında "6-7 Eylül Özel Harp işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına ulaştı.
 
"Neydi bu amaç?
 
Farklı olanın malına el koyarak yok etmek, yetmezse göçe zorlamak.
Kendini sağda görenler varlık vergisi ile tek parti dönemini eleştirir.
Kendini solda görenler 6-7 Eylül'de yapılanları eleştirir. Oysa utanç duyulması gereken her iki olayın amacı aynıydı. Dersim kıyımında ve günümüzde Kürt emekçilerine yapılan saldırılarda olduğu gibi.
Dr. Adnan Güllüoğlu
6.9.2020
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
google.com, pub-4228995289596695, DIRECT, f08c47fec0942fa0