Edibe Aydin

Edibe Aydin


AYAK PARMAKLARI OYLAMAYA KATILINCA...

16 Kasım 2020 - 01:19

Eğitimde çareler tükenmez. Yeter ki öğrenciyi tanıyalım. Yaşadığım gerçek bir anı

AYAK PARMAKLARI OYLAMAYA KATILINCA.....

Yıl 1983 Ahmet Merter İlkokulu'unda yine bir birinci sınıf okutuyorum.Birinci sınıf yıllarını ,öğrenciler çok iyi hatırlamaz ama öğretmenler için en unutulmayan sınıftır.Ailesinden ilk kez beş altı saat ayrı kalmak öğrencinin en zorlandığı anlardır.

Öğretmen; farklı ailelerin ,farklı kültürü ile büyütülmüş bu çocuklara ,hem sınıfa uyum sağlamarında destek olacak ,hem davranış kazandıracak ,hem de okuma yazma öğretecektir.Bu yoğun tempo içinde sesi kısılmayan,günün sonunda kapıda bekleyen velilerin konuşmalarına cevap vermede zorlanmayan öğretmen düşünemiyorum.

Bazen çözemediğiniz sorunlar için çaresizlik içinde düşünürken deneyiminiz ya da içgüdünüz size yol gösterir.

Sınıfımda 45 öğrencim vardı.Bunlar arasında üç öğrencim okuma yazmayı öğrenemedikleri için sınıf tekrarı yapan öğrencilerdi.

Okul açılalı bir ay olmuştu.Öğrencileri ve aileleri tanımaya çalışıyordum.Sınıf tekrarı yapan öğrencilerimden biri olan E....... birinci sınıfta üçüncü kez okuyordu.

Yaş olarak ,güç olarak sınıftaki öğrencilerden çok farklıydı.Etfafına karşı hırçın ,agresif davranışlar içindeydi.

Küçük çocukları tuttuğu gibi yere atıyordu.

Dersi dinlemiyor,yazı yazmıyor ve kural tanımıyordu.

Uyarı, ödül,ceza gibi hiçbir yöntem

E.....' yi düzeltemedi.

Sınıfta denediğim bütün yöntemler bu sorunu çözemedi.

Dedim ya bir anda içgüdünüz size bir çözüm yolu gösterir.

Haftasonu evde temizlik yapıyordum.

Elimdeki bezle lekelenmiş koridor halısını siliyordum.

Birden elimdeki bezi bıraktım.

Arşimet'in hamamda " buldum,buldum! " diye bağırdığı gibi bende " buldum buldum ! diye bağırdım.

Arşimet suyun kaldırma kuvvetini bularak insanlığa büyük hizmet yapmıştır.

Ben de E.........' yi topluma kazandırarak Arşimet'in yaşadığı duyguyu yaşamıştım.

Bu duygularla kafamda yapacaklarımı planladım.

Ertesi gün sınıfa girdim.

E...' yi yanıma çağırdım.

- Oğlum sen bu sınıfta daha önce iki kez okudun.Sınıf başkanı kimler oluyordu?

- Öğretmenimiz, uslu ve çalışkan öğrencileri aday gösteriyordu.Arkadaşlarımızda parmak kaldırıyordu.En çok oy alan sınıf başkanı seçiliyordu.

Yerimden kalktım ,öğrencilerin şaşkın bakışları arasında kararımı açıkladım:

- Çocuklar ! Ben E........ağabeyinizi( tüm sınıf abi diyordu) sınıf başkanlığı için aday gösteriyorum.

Bütün öğrenciler gözlerimin içine bakıyordu.

Çünkü E.......ağabeyleri onları üzmüştü,dövmüştü.

Küçük olsalar da bu ayrıntıyı anlıyorlardı.

Ben hemen oylamaya geçtim.

- E........nin sınıf başkanı olmasını isteyenler el kaldırsın.dedim.

Tereddütle minik ellerden birkaçı havaya kalktı.

Hemen aklımdaki projeyi uygulamaya karar verdim.

Sandalyeye oturdum.

Ayakkabılarımı ve çoraplarımı çıkardım.

Sınıftan bir öğrenciyi yanıma çağırdım.

-. Ben E.......... ağabeyinizin sınıf başkanı olması için el ve ayak parmaklarımı kaldırıyorum.

Önce el kaldıran arkadaşlarının parmaklarını sonra da benim el ve ayak parmaklarını sayacaksın dedim.

Bemim el ve ayak parmaklarım 20 oy sınıftaki 15 oy ile sayılınca E......oy çokluğu ile sınıf başkanı oldu.

E....... ' nin o andaki bakışları halen gözlerimin önünden gitmez.

Tebrik ettim.Kucakladım

- E........ bundan sonra neler mi yaptı?

Sınıfa başka sınıftan kimsenin girmesine izin vermedi.

Sınıf arkadaşlarını ve sınıftaki araç gereçleri korudu.

Sınıf başkanı olduğun için ödevlerini zamanında ve özenle yaparak arkadaşlarına örnek oldu.

Benim de sınıfa dönerek:

- Çocuklar siz de E......ağabeyinizi dinleyeceksiniz.zor durumlarda ondan yardım isteyeceksiniz ve kurallara uyacaksınız dedim.

O günden sonra E.........önemsenme,toplumda kabul görme ve güvenme duyguları ile inanılmaz davranışlar sergiledi.

Çok güzel yazılar yazdı.

Tüm arkadaşlarını korudu.

Sınıfı temiz tutmak için elinden geleni yaptı.

Birinci dönemin sonunda baştan sona "pekiyi" olan karnesini ilk o aldı.

Eğitim hayatında ve iş hayatındaki başarısını evlilik hayatında da sürdürdüğünü gözlüyorum.

Eğitimciliğim süresince kendime ilke edindiğim" Neden öğrenemiyorlar ? Sorusunu sormak yerine : Neden öğretemiyorum? Sorusunu sorunca sorunları çözebildim.

Yani E........öğrenemediği için değil,öğretilmediği için öğrenememişti.

Sorunlar karşısında çözüm ararken içinizden geleni uygulayın.

Sizi içgüdünüz çıkış noktasına ulaştırır.

EDİBE AYDIN( KAHYA)

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
google.com, pub-4228995289596695, DIRECT, f08c47fec0942fa0