Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Ömür ÇELİKDÖNMEZ

Hulusi  Paşanın  yanında  olanları  görelim?

22 Şubat 2021 - 16:34

Hulusi  Paşanın  yanında  olanları  görelim?

Önce  konum  belirlemesi  yapalım.   Kimin  nerede  kiminle  olduğundan  bana  ne?
Temel  felsefem  başkasının yanlışının  benim  doğrum  olmadığıdır.  Başkasının  doğrusu  da  benim  yanlışım  olamaz,  olmamalı.

Bu nedenle  bireyin kiminle  nerede  olduğu , durduğu  önemli.
O halde  kendi  varlığının  bilincine  ermiş  insan, doğru  ve  yanlışın,  dış  etkenlerden soyutlanmış, içsel  dinamiklerle  örüntülü nesnel mevcudiyetine  yönelmeli.

Neden mi?

Çünkü doğru özünde  doğrudur,  yanlış  özünde  yanlıştır.


Millet  devlet  esastır

Cihanşümul Kadim Türk Devletinin  varoluş  felsefesi, "Devlet-i ebed Müddet”  kavramları üzerine inşa edildiği  yadsınamaz.

Bu zaviyeden  bakıldığında Türk tarihinin bir bütün olduğu  görülmez mi?
Devlet-i Ebed-Müddet; süregelen sonsuza kadar sürecek devlettir.
Sonsuzluğa akan  yüzlerce  yıl  yaşatılması  gereken  devlettir.
Yol yöntem  belli,  insanı yaşat ki, devlet de yaşasın!  Devlet  liyakat ve adalet üzre ayakta durur.

Kimin  yanında  olmalı?

Gara/Gare  operasyonunun  başarısızlıkla sonlandırılması, kamuoyunda tartışılmaya  devam  ediyor. 
Her  geçen  gün  sözde  operasyonun bilinmeyenlerini veya  operasyonun  ne kadar  zor  şartlarda  gerçekleştirildiğini anlatmak  bahanesi  ile  düzenlenen  tv  programlarında,  yeni  bir ayrıntı  ortaya çıkıyor.
Her  detay  şişedeki  cini  çıkarıyor. Pandoranın  kutusu  açıldı bir kere.  Her cenahtan  her türlü  bilgi,  yorum,  analiz  ortalığa  saçılıyor.

Bu  konjuktürde  sorumluluk  sahibi  herkesin payına  düşeni  alması  kaçınılmaz. Men dakka  dukka...
Devlet  geleneğimiz  başarıyı  ödüllendirir,  başarısızlığı cezalandırır. Ortası pek  nadirdir.
Mesela Merzifonlu Kara Mustafa  Paşa'nın  Viyana  yenilgisinin  bedelini,  Padişahın  gönderdiği  cellatlara  kafasını  uzatarak ödemişti.

Gara'da  şehit  düşen askerlerimiz  vatan  borcunu  canları  ile  ödediler.  Ateş  düştüğü  yeri  yaktı.
Televizyon  kanallarında  bir siyasi  partinin il  kongreleri  kadar  yer  bulamadılar. Pandemi  kısıtlamalarına  rağmen Kongre  salonlarının 'Lebâlep'  yani ağzına kadar dolması  ile  övünen  siyasiler, şehitler  tepesi  boş değil,  ne mutlu  onlara  demekle  yetindiler. 

Oysa  şehitlerin  kanları  ve canları  ile  ödedikleri bedelin sorumluluğunu  üstlenmesi  gerekenler  işi  pişkinliğe vuruyor,  ona buna  taş  atıyor.

Bu zamanda  kimse şah  değil  padişah  değil.  Nokta  kadar  menfaat için  virgül  kadar  eğilmeyenler elbet gelen ağam, giden paşam  demiyecektir.

Bizlerden beklenen milli şairimiz bir  Mehmet  Akif   duruşudur:

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem
Sosyal  medyada,  operasyonun  ikinci  dereceden sorumlusu Milli Savunma  Bakanı  Hulusi  Akar'ı desteklemek  amaçlı  paylaşımlar yapılıyor.

 Bazı  kurumların  sosyal medyadaki  köşe  taşları "paşam yanındayız" mesajı  veriyorlar.  Anlamış  değilim.
Metehan'ın  ıslık çalan ok hikayesini  bilenler,  bugün  bu  okun  Hulusi  Paşanın  üstüne  düştüğünü de  biliyordur.  Devlet  kimsenin şahsi ihtirası ile kaim değildir.

Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıra dağlar gibi duranlarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda,
Kendini tarihe verenlerindir.

Ömür Çelikdönmez / www.habersanliurfa.net

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum

Son Yazılar

google.com, pub-4228995289596695, DIRECT, f08c47fec0942fa0