Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Ömür ÇELİKDÖNMEZ

Yeni bir Vatan Cephesine yeni bir Darbeye Hayır!

13 Mayıs 2020 - 21:21

Yeni bir Vatan Cephesine yeni bir Darbeye Hayır!

Bu yazımızla  dünden bugünden sohbet edelim mi? Yetmiş yıl öncesini bir hatırlayalım.

1950 seçimleri ile Demokrat Parti tek başına iktidara gelmesiyle kasaba ve köylerde halk ikiye bölünür, kahvehaneler dahi Halk Partililer, Demokratlar arasında paylaşılır hatta bu camilere kadar sıçrar.

Ispartalı Başbakan/Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, DP iktidarının DSİ Genel Müdürüdür ve o günlerin yakın şahidi olarak yıllar sonra zihinlere çakılan sözüyle tarihe not düşer “Camiye, mektebe, kışlaya siyaseti sokmayın!”

Kimse kusura bakmasın ama Türkiye’deki bir çok karışıklığın sebebi de, bu üç yere sokulan,  kirli politika değil mi? 

İsmet İnönü ve din istismarı

Konya’ya bir gelişinde İnönü, halka hitaben yapacağı konuşmayı hazırlarken CHP Konya İl Başkanı Fevzi Çelik ona şöyle demiş:

‘- Paşam, Konya’da uzun konuşmaya lüzum yoktur. Konyalıyı bir kelime ile kazanabiliriz.’

‘-Nedir o kelime Fevzi Bey?’ ‘-Paşam Konyalıya Allah deyin yeter…’

Ertesi gün Paşa konuşmasını yapmış. Fevzi Çelik, akşam olunca Paşa’ya ‘-Efendim, Allah demediniz,’ deyince; ‘- Allah’a ısmarladık, dedim ya Fevzi Bey…’

Kıssadan hisse…

Demokrat Parti iktidarı ve Vatan Cephesi

1957 seçimlerinin ortaya çıkan tablo, yeni bir cepheleşme sürecini hızlandırır. 19 Eylül 1959’da CHP, Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Hürriyet Partisi liderlerinin bir araya gelerek bir “Güç Birliği” oluşumunu görüşmesi, DP’yi en çokta DP li Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ı rahatsız eder.

Bayar'ın güdülediği Adnan Menderes, ana muhalefet partisi CHPnin Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran kadro hareketi olduğunu  unutarak, muhalefetin “Güç Birliği” oluşumuna, “yıkıcı, bozguncu, şer cephesi, ehl-i salip (Haçlı)” diyordu.

CMP Ocak 1954'te kapatılan Millet Partisi'nin yerine 10 Şubat 1954 tarihinde kurulmuştur.16 Ekim 1958'de Türkiye Köylü Partisi ile birleşerek Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin (CKMP) kuruluşunda yer aldı. 1969 yılında da Milliyetçi Hareket Partisi olarak ismini değiştirdi.

Türkiye Köylü Partisi’nin Cumhuriyetçi Millet Partisi ile birleşmesi, HP’nin de CHP’ye katılması ile DP’ye karşı “Güç Birliği Cephesi” veya diğer adıyla “Milli Muhalefet Cephesi” kuruldu.

İktidar elitlerinin kümelendiği DP içe kapandı ve parti tabanındaki oy erimesini durdurmak  ve muhalefet cephesine tepki olarak, DP'nin il ve ilçe teşkilatları ile gençlik kollarını bir araya getiren Vatan Cephesi kuruldu. Bu teşebbüs, Türkiye’de ciddi bir kamplaşmayı beraberinde getirdi.

Demokratlar muhalefetin “Güç Birliği” oluşumunu “yıkıcı, bozguncu, şer cephesi, ehl-i salip (Haçlı)” olarak isimlendirerek halkı Vatan Cephesi’ne davet ediyordu.

Her yerde hızla Vatan Cephesi ocakları açılarak üye kaydedilmiş, Mart ayında ocakların sayısı 134’e, üyelerin toplamı da 76.040’a ulaşmıştır.

Bir yıl sonra o dönemde nüfusu 25 milyon civarında olan Türkiye’de Vatan Cephesi üyelerinin sayısı bir milyona yaklaşır.

DP destekçilerinin isimleri radyodan düzenli olarak halka açıklandığı süreçte, daha önceden ölmüş DP üyelerinin isimlerinin, bu kampanyada destekçi gösterilmesi gibi bilinçli hatalar yapılması dikkatlerden kaçmıyordu.

Objektif bakılacak olursa Vatan Cephesi sadece iktidardan memnun olanların oluşturduğu bir sivil toplum örgütlenmesidir.

Bunun yapılmasındaki amacın gitgide güçlenen muhalefete karşı gövde gösterisi yapmak olduğu ve halkı kutuplaşmaya ittiği iddia edilmiş, bu uygulama 27 Mayıs 1960 Darbesi'nin de önemli gerekçelerinden biri olmuştur.

AK Parti içine Demokrat Parti ruhu kaçmış

Demokrat Parti adına rağmen  demokrasiden nasibini almamıştı. Türk Milliyetçileri Derneği kapatmışlar,  gazete kağıt fiyatlarını artırarak yandaş gazetelere kağıt tahsisi yaptıkları yetmez gibi İstiklal Savaşı gazisi eski Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'yü gittiği yerlerde ite kopuğa taşlatmayı marifet sayıyorlardı.

27 Mayıs’tan önce muhalefet partisi CHP Genel Başkanı İsmet Paşa (İnönü) “Şartların oluştuğunu” söylemiş ve zamanın iktidarını “Artık sizi ben bile kurtaramam” diye uyarmıştı.

Başbakan Adnan Menderes İsmet Paşa’nın eleştirilerine karşı “-İstiklal Mahkemeleri’ni siz kurmadınız mı? Basını susturmak için Takriri Sükun Kanunu’nu siz çıkarmadınız mı?” deyince Paşa cevap vermişti: “-Evet doğru, ama oradan buraya geldik, siz o eski şartlara dönmek istiyorsunuz.” Ve sonra da eklemişti: “-Şartlar tamamlandığında halklar için ihtilal meşru bir haktır. O zaman sizi ben bile kurtaramam...”

Kimi zirzop gazeteci muharrir müsveddesi kalkıp, İsmet İnönü'nün bu çıkışını darbe çağrısı yapmakla eşdeğer görme gafletine düşünüyor.

Oysa yıllarca askeri istihbaratta vazife almış, cephe Komutanlığında bulunmuş, İttihatçı çetelerin metotlarını  bilen İnönü  tecrübelerine dayanarak bunları söylüyordu.

Sonrası malum. Menderes ve arkadaşları yargılanıp idama mahkum edildiler ve asıldılar.

#MilliHesaplarYanyana Osmanlı Ocakları Reis Ocakları

Sosyal medyada AK Partili isimlerin #MilliHesaplarYanyana başlığı açarak tüm iktidar yanlısı  hesapların birbirlerini takip ederek muhalefet karşıtı güçlü bir  taban oluşturma hamlesinin, bizzat   Cumhurbaşkanı tarafından muhalefetin darbe cığırtkanlığı yaptığı ithamının ardından gelmesi düşündürücü.

Muhalefet kendi perspektifinden yanlış bulduğu icraatları veya yolsuzluk söylentilerini doğal olarak  eleştirecek. Hatta iktidarın hesap vermesini isteyecektir.

Abdestli olanın namazından şüphe duyması söz konusu olmayacağından hükümet yetkililerinin muhafeletin bu söyleminden darbe çıkarsaması yapılması bence gereksiz bir alınganlık.

Osmanlı Ocakları

Osmanlı Ocakları 2005 tarihinde dergi 2009'da dernek olarak kuruluyor. Osmanlı Ocakları Genel Merkezi; Ankara’da. 68  ilde bürosu  var. *

Osmanlı Ocakları, kamuoyunda AK Parti’nin gençlik örgütlenmesi olarak biliniyor. AK Parti tarafından ülkü ocaklarına alternatif olarak kurulduğu iddia edilmişti.

Ülkü Ocakları ve Alperen Ocakları’nı hatırlatan bu yeni oluşum, çok hızlı biçimde örgütlenerek Türkiye’nin  neredeyse tüm illerine yayıldı. Halen aktif faaliyet gösteriyor. Genel Başkanları Rize Hemşinli.

Reis Ocakları

Reis Ocakları Genel Başkanı Ali Askeri Arslan. Aslen Diyarbakırlı. Dikenli Yollar, İsyan başlıklarında yayımlanan iki kitabı var.

Amaçları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında ve Türkiye Cumhuriyeti ay yıldızlı bayrağın emrinde mücadele etmek. Reis Ocakları öncelikle Doğu ve Güneydoğu’da ağırlıklı olarak teşkilatlanmayı hedefliyor.*

Reis Ocakları Genel Başkanı Ali Askeri Aslan, “Sloganımız: rehberimiz Kur’an, hedefimiz turan. Tek bayrak, tek devlet, tek millet, tek vatan parolasıyla yola çıktık. Reis Ocakları ailesi devletimizin emrindedir” sözleriyle kuruluş gayelerini ortaya koyuyor. 

Osmanlı Ocakları ve Reis Ocakları'nın  Cumhurbaşkanı Erdoğan sevgisinden başka ortak paydaları, Alaeddin Çakıcı tahliye olmadan 4-5 ay önce kapağı yurt dışına atan halen Karadağ'da yerleşik Sedat Peker.

Sanki bana İ. Melih Gökçek'in bu ocaklarla el altından bir bağlantısı varmış gibi geliyor.  Çünkü Gökçek Çakıcı ile ağız dalaşına girdiğinde, Sedat Peker destek vermişti. Malum bir zamanlar oğlu Osman Gökçek Osmanlıspor  kulüp Başkanlığı yapmıştı. Büyükşehir akarı kesilince sır oldular.

Paramiliter gönüllü milisler

Bazı güvenlik şirketleri bünyesinde Türkiye’ye yönelik gönüllü milislerden iktidar yanlısı silahlı grupların oluşturulduğu ve bunlara  iç savaş eğitimi verildiğine dair basında çıkan haberlere rastlamak mümkün.

Bir kaç gün önce bir tv programında fetöcülüğü tescilli bir bayanın, oturdukları sitede bir kaç aileyi  karışıklık sırasında silahlarıyla ortadan kaldırabileceklerini söylemesine doğrusu hiç şaşırmadım.

Çünkü bu tür hazırlık yapan gözü dönmüş fanatiklerin sayısı hayli fazla. Ruhsatlı silah satışlarında patlama bunu gösteriyor. Pompalı tüfekler revaçta.

Bence bu süreçte iktidar ve muhalefetin ötekileştirici, ayrıştırıcı söylemlerinin etkisi büyük.

Sonumuz hayr olsun. Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.

 

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar

google.com, pub-4228995289596695, DIRECT, f08c47fec0942fa0