Muhittin Taha ÇALIK

Muhittin Taha ÇALIK

Muhittin Taha ÇALIK

Tasvir bazen yetersizdir. Bazı yapılarda…

22 Temmuz 2020 - 15:02

Tasvir bazen yetersizdir. Bazı yapılarda…
Tarihin gerçeğinde yoğrulan, inançla kundaklanan, ecdat-ı yarla kutsanan, mimari yapısı ile mitolojiyi kapsayan bir yapıtı ele alacağım. Ama şunu unutmamam ve unutturmamak gerek.
Ay ışığı, hilal de pak…
Ya mümin, nereden nereye vakfı payidarsın…
               Alın da ten de çizgi de yaş ki…
           Sefa da yalnızsın…
               O ki minare de Bilal, Kubbe de Genç Osman, Miğfer de Fatiha’n…
                Fidan-ı mukaddesatta özlenen sünnetullah çiçeği…
                Yarda öz, özde yalnız, kalp de çilekeş mabedi yar…
                Aç da açıkta kaldıranlar, bir de müminle buluşturanlar…
Müminin secdesinde, Tarihin gözyaşında vurulsunlar
Adalet de ve nazar-ı nurda hatta hakikat de bir şehrin üç hassas noktası vardır. Yaşam hakkı olan birey (Vatandaş), şehrin mimari yerleşkesi, şehrin sosyal tarihi ve sosyal hayatı korunmak ve hassas çizgilerle yönetilmek zorundadır. Bu bağlam da Ecdat duygu-ruh kültü perspektifi ile tarihe yön vermiştir. Kalpler den zamana, zamandan mekanlara, mekanlar da kıtalara uzanan yol, medeniyet tasavvuru yolculuğu olarak adlandırılmıştır.
Kiliseyi gayrimüslime huzur, han da ki tüccara refah, medeniyet de düşkün gayeye sarılan ilim erbabına, evliya da manevi şühedada tedrisat da adabı mahşer de talebeyi ihtisas olan bir Osmanlı, Osmanlı da tenin, rengin, lisanın; insanlık dan, kadim buluşmalarına, kadim ırk-ı deryaya, derya dan unutulmaz tarihtir Osmanlı Tarihi.
 Dizi de film de hatta algıyla yoz kılınmak istenen tarih ve mukaddes ecdat, bugün geldiğimiz nokta da Hira’nın evlatlığını gösteren nesil ile ihya sürecine girmiştir. Algı da, manan ve söz-dil-imza da hiç edilmek istenen büyük tarihin, büyük şerefi, tekerrür ederken, nazariyen de bizim bağışlanışımızdır. Karanlığın çöküş, tarihin saadete erişidir.
Saadet bakidir, baki de şehre vurgundur. Vurgun gönle, vuran zillet-i karanlık, ışığın vuslatında yok olmaya mahkumdur. Olay örgüdür, olgu da varlıktır.
Varlığını inkara süren, sebebiyet de kanını ve benliğini hiçe sayandır. Yokluk da kazandığını, varlıkta kaybettirenler var ya, onlar nimet-i küfrana gidenlerdir. Allah-u Teala Muhafaza Buyursunlar İnşallah, Âmin.
Mukaddes Mabedi yarda secde etme temennisi ile…
 Bu saatten sonra vuslata vuslat, zillete zillet gerek…
 Vesselam…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum